Yaban Arılarının Baş Döndürücü Sanatları
6 Eylül 2009 PazarYabanarısı denince zihinlerde tehlikeli bir hayvan tasviri oluşur. Fakat aslında yabanarılarının en hususi vasfı çamur, kil seramik ve kâğıttan harika yuvalar inşa etmeleridir.Bu arılardan Vespa craba (eşekarısı) kâğıttan yuvalar yapmasıyla tanınır. Yuvanın kurulması, evvelki yıl döllenip kış uykusunu muhafazalı bir köşede uyumuş bir dişi arı tarafından başlatılır. Bu dişi yeni koloninin kraliçesi olur. Başlangıçta kraliçe yabanarısı hiç yardım olmaksızın tek başına yuvayı inşa eder, yiyecek toplar, yumurta yumurtlar ve ileride yardımcılarının zuhur edeceği kuluçkasına itinayla bakar. Yuvanın kolayca tamamlanabilmesinde; kullanıldığı malzemesinin mahiyeti mühim rol oynar. İnşaat malzemesini teşkil eden madde, yabanarısının çenesiyle tahta direk ve kazıklardan kazıdığı emsalsiz bir çeşit kağıttır. Yapışır hale gelmesi için yabanarısı buna salyasını ilave eder. İnsanoğlunun büyük keşiflerinden sayılan tahta elyafına yapıştırıcı bir madde ilave ederek kağıt yapma sanatı, yabanarılarının incelenmesinden öğrenilmiştir desek hiç de yanlış birşey söylemiş olmayız.Kraliçenin yuvası için seçtiği yer muhafazalıdır. Küçük peteğini asacağı tutucu bir gövde yapmak için çabuk sertleşen bir çeşit kağıt hamuru kullanır. Balarılarının balmumundan yapılı petekleri dikey olup her iki tarafında odalar bulunur. Halbuki yabanarılarının petekleri istisnasız yataydır ve sadece alt taraflarında odalar vardır. Yabanarısı peteklerinin hücreleri de balarılarınki gibi altıgendir. Merkezî petek inşa edildikten sonra koruyucu kâğıt tabakalarından müteşekkil zarflarla kuşatılır.Yuva, öyle küçük ve basit bir yapı olarak kalmaz. Kısa zamanda çok odalı bir bina haline getirilir. Biz insanlar evlerimizi inşaa alttan başlarken bu inşaatçılar her yeni peteği sütundan desteklerle bir üstündekine asmak suretiyle yukarıdan aşağıya doğru inşaatı ilerletirler. Aynı zamanda petekleri de yatay olarak genişletirler. İç yapı genişledikçe dış duvarlar da genişletilir. Merkeze çok yakın olan kısımlar aşağı çekilmek suretiyle yeni kısımlara yer açılır. Bu şekilde, sadece bir yaz içinde kocaman yuvalar inşa edilebilir. Bazen eşek arılarını yuvalarının dış duvarlarını inşa ederken müşahede edebilirsiniz. Arka arkaya topaklar halinde kâğıt hamuru taşır, geriye yürüyerek çeneleriyle bu toprakları şerit haline getirir ve bu şeritleri gitgide büyüyen torbamsı yapıya hayretengiz bir maharetle ilave eder. Burada ister istemez akla bir soru takılıyor. Yuvanın asıldığı gövde ve sütundan destekler zayıf maddeden yapıldığı halde acaba nasıl ağırlığa dayanabilmektedir? Cevap enteresandır: Çünkü, aynen bağlayıcı dokularımızın tüm liflerinin ağırlık yönünde birbirine paralel olarak sıraya konulup, kaslarımızın kemiklere yapışmasını sağlayan kirişlere (tendon) müthiş bir dayanıklılık verilmiş olması gibi, yabanarısının yuvalarında da bütün tahta liflerin uzunlamasına sıraya konulmuş olması, yuvanın sağlamlığını arttırır. Aynı teknik ve sanatı değişik malzemeler kullanarak değişik yerlerde böyle zuhur ettirme ne muhteşem bir vahdet tecellisidir.Yabanarısı yavrularını, emniyetli ve itinalı bir şekilde yetiştirmek için yuvasını inşa ettiğinden çeşitli aksesuarlarla yuvayı donatır. Her bir odada birer yaban arısı adayı kalır. Hususi hizmetkarlar tarafından ağızdan ağıza beslenerek büyütürler. Acıktıkları zaman duvarlara vurup açlıklarını izhar ederler. Hücrelerden yetişkin birer yabanarısı olarak en evvel çıkanlar, dişi olmalarına rağmen anneleri gibi "kraliçe" değillerdir. Çünkü onlar, hikmetli bir plan dahilinde, yiyecek temin etme, yavrulara bakma ve inşaatı devam ettirme vazifelerine memur edilip kraliçe annenin yumurtlama işine daha hassasiyetle eğilmesine imkân sağlarlar. Ve artık iş bölümü ve yardımlaşma esaslarına dayalı bir yabanarısı cemiyeti zuhur etmiştir.Bu cemiyetin çok rahat bir ikametgahı ve ısıtma sistemi vardır. Yavruların bakıldığı petekler kısmında hususi bir işçi timi, oda sıcaklığını takriben 30 °C'de tutmakla vazifelendirilmiştir. Bu timin üyeleri hep beraber yaptıkları kesif kas hareketleriyle adeta canlı birer ısıtıcı vazifesi görürler. Larvalar da hareket etmeleriyle ısı sağlanmasına bir nebze olsun katkıda bulunmuş olurlar. Tabii ki içice kâğıttan zarflarla iyice sarılıp mükemmel bir izalatör hafine getirilmiş duvarın dışarıdan içeriye ve içeriden dışarıya hava cereyanına mani olmasını da gözardı etmemek gerekir.Sıcak günlerde yuvanın içi aşırı derecede ısınırsa içeriye su taşınır. Çünkü bu su odaları nemlendirecek ve buharlaşma ile serinletecektir. Acaba bu düşünemeyen hayvancıklara termometre olmaksızın sıcaklığı ölçtüren, ne zaman serinletmek gerektiğine "hükmettiren" ve hepsine birden vazifeleri dahilinde aynı anda gerekli teşebbüsü yaptıran kim?Yabanarısı nev'inin muhtelif çeşitlerinde yuva yeri tayinini genellikle kraliçe yapar, öyle ki, yuva yapmak için yeraltını seçen ve birer inşaat mühendisi gibi adetaÖnceden çizilmiş bir projeyi tamamlarca-sına, ustaca delme ve nakliyat işlerini tamamlayarak yeraltında bir "yabanarısı mağarası" inşa eden yabanarısı çeşitleri dahi vardır.Kısacası yaban arılarının yuvaları ilâhi sanatın birçok yönleriyle tecelli edip, şekil desen ve tenasüp açısından harikulade çeşitlilik arzeden tablolarından birini teşkil eder.
Sızıntı Dergisi Aralık 1987 Yıl : Sayı :107
Kaynak : sizinti.com.tr/konular.php?KONUID=4804
0 yorum:
Yorum Gönder